<_script /><_script />

« Önceki | Sonraki »

8/7/2009

Yıldız Tilbe

     Bu kadını Delikanlı albümünden beri sevdim ve duygularımda hiçbir değişiklik olmadı. Yanılgıya da düşmedim onun için. Hep yeni birşeyler kattı banaç. Çoğu kişi için önemsiz gelen bir sanatçı benim için çok özel.

21/6/2009

Elektrik Üreten Zeminler

 

Japonya’nın başkenti Tokyo’daki bir tren

istasyonunda denenmeye başlanan bir sistem,

üzerinden insanlar geçtikçe elektrik üretiyor.

Sistem “piezoelektrik” materyallerle çalışıyor. Bu

özelliği gösteren maddeler, üzerlerine basınç

uygulanarak sıkıştırıldıklarında elektrik akımı

üretirler. Sistemin etkin şekilde çalışmasında

dayanıklılık ve elektrik verimi önemli rol oynuyor.

Elektrik üreten zeminler, yolcuların en yoğun geçtiği

yerler olan bilet gişelerinin altına yerleştiriliyor.

Denemeler bitip normal kullanıma geçildiğinde

bilet gişelerinin ve istasyondaki ekranların buradan

üretilen elektrikle çalıştırılması planlanıyor.

http://techon.nikkeibp.co.jp/english/NEWS_EN/20081204/162357/

Bilim ve Teknik dergisinden alıntıdır.

21/6/2009

Grip Aşınız Sizi Domuz Gribine Karşı Korur mu?


ABD Hastalık Kontrol ve ÖnlemeMerkezi bu yılki grip aşısının domuz gribine

karşı etkili olup olmayacağı sorusuna net bir yanıt veremiyor. Merkezin başkanı

Richard Besser 27 Nisan’da yaptığı bir basın açıklamasında mevcut aşıların etkili

olduğunu düşünmediklerini söyledi. Öte yandan kimi aşı araştırmacıları

ve halk sağlığı uzmanları bunun henüz kesin olarak bilinemeyeceği görüşündeler.

Örneğin Tennessee’deki bir çocuk araştırma hastanesinde grip uzmanı ve aşı

üreticisi olan Robert Webster “Kendime grip aşısı yaptırmamış olsaydım şimdi

hemen gidip aşı olurdum” diyor. Yine ABD Hastalık Kontrol ve Önleme

Merkezi’nden Daniel Jernigan dağ gelincikleriyle yapılan deneylerde mevcut

grip aşısının domuz gribine sebep olan H1N1 virüsü soyuna karşı etkili olmadığını

gördüklerini bildiriyor. Merkezdeki araştırmacılar daha önce hiç grip virüsü

bulaşmamış dağ gelinciklerine, içerisinde domuz değil de insan kaynaklı H1N1

virüsü parçası bulunan bu yılki grip aşısını uygulamışlar. Daha sonra bu gelinciklerden

aşı tarafından harekete geçirilen antikorları içeren kan serumlarını almışlar ve bu

serumların salgına sebep olan H1N1 virüsüne karşı etkisini test etmişler.

Jernigan, serumların virüse karşı herhangi bir koruma sağlamadığını bildiriyor.

Bununla birlikte Jernigan antikorların, aşının harekete geçirdiği bağışıklık

tepkilerinin sadece bir çeşidinden sorumlu olduğunu da söylüyor. Aşı aynı zamanda

hastalıklı hücreleri kandan temizleyen hücresel bağışıklığı da tetikleyebiliyor. Dağ

gelinciği deneylerinde aşının hastalığın şiddetini azaltıp azaltmadığına ilişkin test

yapılmamış. Belki de çoğu yaşlı insanın önceki aşılardan ya da geçirdikleri grip

hastalıklarından dolayı bu hastalığa karşı bir ölçüde bağışıklığı olabilir.

Boston’daki Halk Sağlığı Okulu Dekanı Julio Frenk de aşının faydalı olabileceğine

ihtimal veriyor. Frenk, Meksika’daki salgında hastalığa yakalanmayan iki grup olan 5 yaş

altı çocuklar ile yaşlılara daha önce gayet kapsamlı bir aşı uygulaması yapıldığını

söylüyor ve aşının en azından kısmi koruma sağlıyor olabileceğini belirtiyor.

Robert Webster da mevcut aşıdaki H1N1 soyu salgına sebep olan H1N1

soyundan bariz biçimde farklı olduğu için aşıdan fazla bir beklentisi olmadığını

ancak yine de aşının belki de orta şiddetteki vakalarla ölümcül vakalar

arasında fark yaratabileceğini söylüyor.


http://sciencenow.sciencemag.org/cgi/content/
full/2009/428/1rss=1

Bilim ve Teknik Dergisinden alıntıdır.

21/6/2009

Avucumuzdaki Yıldırım


 

 Bir grup malzeme bilimcisi çok ince üretilmiş bir endüstriyel cam parçasında

çok yüksek miktarlarda elektrik enerjisini depolamayı başardılar. Kapasitörlerin bir

parçası olarak iki metal tabakanın arasına yerleştirilen bu cam şeritler, kalp ritmini

düzenleyici defibrilatör gibi cihazlarda çok yüksek miktarda enerjiyi bir anda

boşaltabiliyor. Hatta bu kapasitörlerin yeni nesil elektrikli taşıtlarda enerji kaynağı

olarak kullanılabileceği düşünülüyor. Genellikle dikdörtgen plaka şeklinde

malzemeden yapılan kapasitörler, bataryaların yapamadığı görevleri

yapabildiği için, elektronik alanında hayati öneme sahip. Her bir kapasitör,

dielektrik ismi verilen ve elektrik enerjisini depolayıp birdenbire büyük miktarlarda

boşaltabilen yalıtkan bir malzeme içerir. Kapasitörlerin bataryalara oranla çok

hızlı bir şekilde şarj edilebilme ve bu enerjiyi boşaltma kapasitelerine sahip

olmaları onları, fotoğraf makinesi flaşları ve dizel motorların marş düzenekleri gibi,

güçlü enerji sinyallerine ihtiyaç duyulan durumlarda çok kullanışlı hale getirir. Aynı

zamanda kapasitörler, sadece binlerce kezle sınırlı dolup boşalabilme kapasitesine

sahip olan bildiğimiz şarj edilebilir pillerden farklı olarak, milyonlarca kez

şarj-deşarj olabilme kapasitesine sahiptir. Araştırmacılar modern cihazların artan

elektrik gücü ihtiyaçlarını karşılamak için daha çok elektrik depolayabilen

malzeme arayışı içerisindeler ve endüstriyel cam teknolojisi de bu noktada

karşımıza çıkıyor. Endüstriyel camlar evlerimizde kullandığımız pencere

camlarından ve aynalardan çok daha sağlamdır ve tekrarlanan kimyasal

tepkimelere karşı daha dayanıklıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan

Pennsylvania Devlet Üniversitesi Malzeme Bölümü’nden araştırmacılar,

plazma ve LCD televizyonlarda kullanılan baryum alüminyum borosilikat olarak

adlandırılan çok ince bir endüstriyel camın, yüksek-enerji depolayan kapasitörlerde

günümüzde yaygın olarak kullanılan polipropilene kıyasla iki kattan daha fazla

elektrik depolayabildiğini keşfettiler. Materials Letters dergisinin

internet sayfasında bildirildiğine göre
araştırmacılar, 50 mikrometre (bir saç

telinin yarıçapı) kalınlığındaki cam parçalarını 10-20 mikrometre kalınlığa

inene kadar aside maruz bıraktılar. Daha sonra, elde ettikleri malzemeyi

iki elektrot arasına sıkıştırıp artan miktarlarda elektrik akımı vermek

suretiyle malzemenin elektrik enerjisine dayanma eşiğini tespit ettiler. Malzeme

bu eşiğe (yaklaşık 22.000 Volt) ulaştığında depolanan enerji, yazarlardan biri

olan Nicholas Smith’in ifadesiyle, “havadaki bir şimşek gibi” boşaldı.

Smith’e göre bu kadar yüksek miktarlarda enerji depolayabilme

kapasitesi, camı kapasitör ve benzeri enerji depolayan ürünler üzerine çalışan

insanların ilgi odağı haline getirmiştir. Maliyetinin de düşük olması, bu

malzemeyi, maliyeti genelde yüksek olan özel polimerler veya nanobileşikler

üzerinde çalışan araştırmacılar açısından daha da cazip hale getirmiştir.

http://sciencenow.sciencemag.org/cgi/content/full/2009/505/2

Bilim ve Teknik Dergisinden alıntıdır.

6/6/2009

Balıklar ve Karıncalar

"Akıntılı sularda karıncaları yiyen balıklara rastlarsınız ve Sular
çekildiğinde balıkları yiyen karıncalara."
Roller öylesine değişken ki, bir misyon üstlenmek imkansız neredeyse. Bir
bilen var mıdır yarının neler getireceğini?? Hangi umutlarla başlayacak gün
ve hangi düş kırıklarıyla inecek akşam? Hayat dediğimiz şu derya var ya,
hani hiç bitmeyecek sandığımız, hani kulaklarımızı tıkayıp, gözlerimizi
kapadığımız, duymadığımız, görmediğimiz şu upuzun ve kısacık hayat, aslında
bir soluktan ibaret, yani bir soluk kadar uzun ve bir o kadar da kısa. Ne
garip bir çelişkidir bu böyle. Adı yok, rengi yok, ırkı yok, dini
yok.Aslında adı "çığlık" bunun. Derin, acı ve sancılı bir çığlık. Hani
duymaktan kaçındığımız, hani adımlarımızı umarsızca aşırıp bir başka boyuta,
ardımıza dönüp bakamayacak kadar yüreğimizi titreten, her gün ve her an
duyduğumuz yüzlerce çığlıktan sadece biri.. Gün bitmek üzere. Yarına görerek
ve duyarak başlamak mümkün, yarın yeni bir çığlık duymadan.. NASIL MI??

1...Her gün evden çıktığınızda yada geri döndüğünüzde evinize, arşınladığınız
yol boyu karşılaştığınız çocuklar var, kimsesiz, sahipsiz, iki büklüm
çocuklar, hani şu sokak çocukları. Tutuverin birinin elinden, karnını
doyurun yada giydirin veya banyosunu yaptırın o da olmuyorsa saçını kestirip
yıkatın, hiçbirini yapamıyorsanız sevin, sıcak ve içten bir gülümseme bile
yeter çoğu kez.
2...Otobüsle yolculuk yapıyorsanız ve oturacak bir yer bulabilmişseniz bu iyi
bir şans ama mümkünse yanı başınızda ayakta yolculuk yapan yaşlı insanlara
yada hamile bayanlara yer verin. Kendinizi ve yakınlarınızı sınayın. Bugün
siz onlara, yarın bir başkası size.
3...Kim olduğunun önemi yok, aldığınız simidi alım gücü olmayan biriyle
paylaşın, en azından deneyin.
4...Kırdığınız, üzdüğünüz ve canını acıttığınız insanları düşünün, ulaşma
imkanınız varsa özür dileyip gönlünü alın. Özür insanın Erdemidir.
Ertelemeyin, zaman yetmeyebilir.
5...Alışveriş yapacaksınız. Bir parçada satın alamayan arkadaşınıza, komşunuza
veya varlığından haberdar olduğunuz bir yoksula alın.
6...Uzun zamandır ihmal ettiğiniz bir sevdiğinizin yada dostunuzun kapısını
tıklayın. Hatırlandığını anımsatın ve hatırlayacak kadar değer verdiğinizi.
7...Boşluktaki insanlara yaklaşmaya çalışın, dinleyin, paylaşın. Anlatın,
eleştirin ama incitmemeye özen gösterin. Bağlarını koparan insanları hayata
bağlayan çok az şey vardır. Siz bu bağlardan biri olun.
8...Uyuşturucu, içki, kumar ve çarpık ilişkilerden uzak durun. Kendinize,
ailenize, sevenlerinize ve çevrenize karşı sorumluluklarınızı hatırlayın ve
sizi onlardan uzaklaştıracak illetlerden sakının. Her şey bir ilk'le başlar,
denemeyin bile.
9...Evinizden dargın ayrılmayın. Eşiniz, çocuğunuz, anneniz, babanız,
kardeşleriniz. Hayat onlarla güzel.
10...Aşk, yaşam ve ölüm arasındaki hassas köprüdür. Yaşayan bir ölü
yaratmayın. Size tutkulu olan insana ani manevralarla sırtınızı dönmeyin ve
tutkulu olduğunuz insanı size ani manevralarla sırtını dönecek kadar
yıpratmayın.
11...Yürüyün, koşun, dans edin ama bedeninizi tembelliğe mahkum etmeyin.
Fastfood türü yiyecekler tercih etmeyin, kırmızı et, yağlı ve tuzlu
yemeklerden fazla tüketmeyin. Kalp vücudun aynasıdır. Ona iyi bakın. Kalp
ameliyatlarının insan doğramaktan farkı yok. Hastalıklarınızı küçümsemeyin.
12...Abartısız ve doğal olun. Olduğunuz gibi, bu en güzel haliniz.
Yargılamayın ve hor görmeyin. Üstünlük savaşlarınız ağır yenilgiler almanıza
neden olabilir.
13...Konuşmanız gerektiğinde susmayın ve susmanız gerektiğinde konuşmayın.
Dili terbiye etmek zordur ama imkansız değildir.
14...Dürüstlük altın bileziktir, kolunuza takın ve asla çıkarmayın.
15...En büyük yatırımınızı insan'a ve sevgi'ye yapın. Bu bazı zamanlar
canınızı acıtacak olsa da unutmayın değer kaybetmeyen yatırımlarınız var.
Evet hayat çok kısa ve bir o kadarda uzun. Ama gel gelelim ki, şerefle
bitirilmesi gereken en asil görevdi hayat..

Kategorilerim

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı
Wizard Animation